Umutla Hayata Tutundu, Meme Kanseri ile Mücadelesini Kazandı! Yazdır e-Posta

Sabriye Sağlam - Avon Temsilcisi

Sabriye Sağlam - Avon Temsilcisi

Bize kısaca hikayenizi anlatır mısınız?

AVON ile tanışmam 10 yıl öncesine dayanıyor. AVON temsilcisi Demet Sanlı ile tanışmamın ardından onun desteğiyle AVON Ailesi’ne katıldım. Beni öncelikle kazançtan ziyade sosyal ortam cezbetti, sonrasında ek kazanç fırsatı sunması da hoşuma gitti.

Eşim; halk arasında kas erimesi olarak bilinen musküler distrofi hastası. 15 yıldır bu hastalıkla savaşıyoruz. Eşimin hastalığıyla ilgilenirken bir de benim meme kanseri olmam bizi gerçekten çok üzdü. Kanser olduğumu öğrendiğimde 40 yaşındaydım. Tedavim sonucunda göğsüm alındı, sonrasında da ışın tedavisi esnasında sarılık oldum. Sarılığın etkisiyle, 10 gün kadar yoğun bakımda kaldım, doktorlar ümit yok dediler ama önce Allah sonra da çevremin ve benim umudum galip geldi. Vazgeçmedim hayattan ve ben kazandım. Kansere yakalandığımda 40 yaşındaydım, şimdi 47 yaşındayım. Kanseri yendim ve kazandım.

Kanseri yenmek için en önemli şeyin; umut ve hayata pozitif bakmak olduğunu düşünüyorum. Benim de eşim, çocuklarım vardı bu sebeple hayata tutundum ve umudumu hiç kaybetmedim. Üç çocuğum için savaştım. O süreçte de kızımı evlendirdim, o da beni hayata bağladı diyebiliriz.

Eşim teknik ressamdı. Hastalığı 2000 yılında ortaya çıktı, öncesinde de varmış ama bilmiyorduk. Sonrasında kas hastalığının çaresizliği bizi çok üzdü, Dünyamız yıkıldı diyebilirim. Bu hastalıkta tam bir tedavi yok diye düşünüyoruz ama sevgi saygıyla hayatımıza devam ediyoruz. İlk etapta maddi sıkıntılar sebebiyle tekerlekli sandalye alamadık. Bu da eşimi eve bağladı, yıllarca evden hiç çıkamadı. Yedi yıl boyunca evde kaldı. Tekerlekli sandalyeyi ancak benim hastalığım sonrasında alabildik. Hastalığı çıkınca eşim malulen emekli olmak zorunda kaldı. Eşim işsiz kalınca ben çalışmaya başladım. Kendi hastalığım sürecinde çalışamadım ama AVON temsilcisi olan üstlerim beni hiç yalnız bırakmadılar, bırakmıyorlar. Ben de çalışıyorum ve elimden geleni yapıyorum.

Yoğun bakımda kalmam nedeniyle kanser tedavime ara verildi, tedavim toplamda sekiz ay sürdü. Tedavim biteli altı yıl oldu, yılda bir defa yaptırdığım rutin kontrollerime devam ediyorum. Doktorum beni pozitifliğimden dolayı hep örnek gösteriyor. Buradan da, doktorum Dr. Celalettin Camcı'ya çok teşekkür ediyorum. Maddi manevi her konuda bize çok yardımcı oldu kendisine her zaman "Allah razı olsun" diyorum.

Kemoterapi görmeye gittiğim zaman asla hasta gibi gitmedim, giyindim süslendim, en güzel kıyafetlerimle gittim. Kemoterapiyi kabul günü gibi yaşardık; çayımızı demleyip, kek poğaça hazırlayıp giderdik daima. Oraya hasta olarak hiç gitmedim. Doktorum "Sabriye Hanım altın günü mü yapıyoruz?" diye bana takılırdı. Herkes kemoterapi sonrası eve yatmaya giderken ben oradan çıkıp mağazaları gezip, vitrinlere bakıp açık havada dolaşıp kafamı dağıtarak moralim bozuk olmadan eve gitmeye çalışırdım ki eşim ve çocuklarıma bu durumu olumsuz olarak yansıtmamaya uğraşırdım. Bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum ve tüm kanser hastalarının güçle, umutla bu şekilde hareket etmelerini, hayata bağlanmalarını tavsiye ediyorum.

AVON temsilcisi olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Sosyal hayatım ve hayata bakış açım değişti. AVON ekibinin bana sağladığı destek ve moral beni her zaman daha güçlü kıldı. Handan Yüncü Hanım ve diğer arkadaşlarım hep evime ziyarete geldiler, hastalık sürecinde beni yalnız bırakmadılar.

Yoğun bakımdan çıktığımda kemoterapi sebebiyle saçlarım dökülmüşü. O anda psikolojim çok kötüydü. Kapı çaldı, baktım Handan Yüncü ile Demet Sanlı gelmişler. Bu olay beni çok sevindirdi ve gururlandırdı. "Demek ki seviliyorum" dedim. AVON'da bir yerim, bir değerim olduğunu anladım; bu da beni çok mutlu etti. O an yaşadığım mutluluk bende daima kalıcı bir anı olarak kalacak.