Ne Yapmalısınız? Yazdır e-Posta

Ne Yapmalısınız?Kadın olmak başlı başına meme kanseri için bir risk... Bu nedenle kadınlar, özellikle menopoz döneminden sonra beslenmesine dikkat ederek (sebze ve tahıl ağırlıklı diyet), alkol kullanımını günde bir bardak ile sınırlayarak, ideal kilosunu koruyarak ve haftada 3-4 saat spor yaparak meme kanseri riskini azaltabilir.

Ancak ailede meme kanseri öyküsü olan ve genetik testlerde yüksek risk taşıyan kadınların ek korunma yöntemlerine ihtiyacı olabilir.

Elle muayene

Meme kanserinin erken teşhisindeki en önemli metottur. Yirmi yaşınızı geçtiyseniz, adet döneminin baslangıcından 7-10 gün sonra olmak şartıyla ayda bir kez kendi kendinize meme muayenesi yapmalısınız. Bu muayenede meme dokusunda farklılık olup olmadığını parmak uçlarınızla hissedebilirsiniz. Şişkinlik, yumru benzeri bir değisiklik saptarsanız derhal bir doktora basvurulmalısınız. Elle muayenede herhangi bir değişiklik hissetmeseniz bile, üç yılda bir kez mutlaka doktor muayenesi yaptırmalısınız.

Elle muayene sonrasında hissettiğiniz ve onbeş günü aşkın süre devam eden sertlik veya kitle, deride kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, memede veya meme başında içeri dogru çekinti, meme şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik ve meme başında akıntı gibi belirtilerde derhal doktorunuza başvurun. Doktor muayenesi sonucu yapılacak mamografi taramasının ardından ultrason, ince iğne aspirasyon biyopsisi ve normal biyopsi tetkikleriyle kesin tanı konulacaktır.

Meme muayenesinde ele gelen kitlelerin ancak yüzde 20'sinde kanser saptanır. Bu nedenle memenizde kitle saptadığınızda telaşlanmadan konusunda uzman bir doktora başvurun. Erken teşhis için mutlaka doktor görüsü alın!

 Elle Muayene nasıl yapılır? İzlemek için tıklayın.  

 


Mamografi

Mamografi taraması erken teşhis için hala en güvenilir yöntem. Bu nedenle kırk yaş veya üzerindeyseniz, her ay yaptığınız düzenli elle muayeneye ek olarak her yıl bir kez doktor muayenesine gitmelisiniz. Ayrıca her yıl veya en az iki yıl arayla mamografi çektirmeniz bu hastalığın erken teşhisi için çok kritik.

Tedavi süreci nedir?

Teknolojideki ilerlemeler sayesinde bugün kanser tedavisinde büyük aşamalar kaydedilmiştir. Çok farklı tedavi alternatiflerinin olması sayesinde meme kanseri artık korkulacak bir kanser türü olmaktan çıkmıştır. Ancak tedaviyi belirlemede temel nokta hastalığın hangi evrede farkedildiğinin tespitidir. 1 cm'nin altındaki tümörlerde cerrahi, radyoterapi (memenin tamamı alınmamışsa) ve reseptör durumuna göre hormononoterapi yeterli olurken daha ileri evrelerde tedaviye kemoterapi eklenmesi gerekecektir. Özellikle bazı hastalarda memenin korunmasi önem taşır. Meme korumada meme ve tümör büyüklüğü önemli olmakla birlikte büyük tümörlerde dahi meme korunabilmektedir.

Cerrahiden önce kemoterapi uygulanmasıyla hem tümör küçültülebilmekte hatta tamamen kaybolabilmekte hem de tümörün kemoterapiye cevabı izlenebilmektedir. Tümörün kemoterapi sonrası küçülmesiyle meme korunabilir. Memenin korunmasıyla hasta ek risk almamaktadır. Özellikle son yıllarda kemoterapide önemli gelişmeler olmuştur. Unutmamak gereken nokta meme kanserinin deneyimli bir ekip tarafından tedavi edilmesi gerekliliğidir.